Sat

02

May

2009

Hazini

DOĞUM TARİHİ:11.yüzyıl sonları ile 12. yüzyıl başları arasında Horasan’da yaşamıştır.

 

ESERLERİ: nizanü-l hikmet (Hikmet terazisi), Zic-i sancari(Yıldız katalogu),Risale fi alat (Alat bilgisi kitapçığı).

 

ÇALIŞTIĞI ALANLAR:  Fizik

                                           Kimya

                                           Astronomi

                                           Matematik

                                           Felsefe

 

 ÖLÜM TARİHİ:13. yüzyıl civarı kesin olarak bilinmemektedir.

 

HAYATININ ÖZETİ: Hazini aslen Yunanlı bir köle olduğu sonradan İslam dinini seçerek büyük Selçuklu sultanı Alparslan’ın torunlarından Müiziddin ile yakınlık kurdu.çevresindeki bilginlerden yararlanarak kendisini çeşitli alanlarda yetiştirdi.

 

On ikinci yüzyılda Türkistan'da yetişen yerçekimi ve terazilerle alakalı çalışmalar yapan fizik, astronomi ve matematik ilimi. İsmi Abdur­rahman el- Mansur el-Hazini olup,künyesi Ebü'l­Feth'tir. Doğum tarihi belli değildir. Türkistan'ın Merv şehrinde yetişti ve 1118 (H.512) sene sin­den itibaren tanınıp meşhur oldu. 1155 (H.550) se­nesinde vefat etti. Bazan Ebü Ca'fer Ali Hazini ad­lı başka bir alim ile karıştırılmaktadır. Ebü Ca'fer Ali el-Hazini de devrinin önde gelen isimlerin­dendi ve bilhassa matematik ve astronomi ilimlerinde söz sahibiydi.İlim dünyasında İbn-ül-Heysem'e (AI-Hazen) de­nildiği için de Hazini ile karıştırılmaktadır.

Abdurrahman Hazini, doğup büyüdüğü Merv şehrinin ünlü alimlerinden iyi bir tahsil gördü. Özellikle fizik, astronomi.. ve matematik ilimle­rinde devrinde söz sahibi oldu. İbn-i Heysem ve Biruni'nin eserlerini inceleyip istifade etti. Astro­nomiye çok önem verdi. Birçok İslam şehirlerin­de kıblenin nasıl bulunabileceği hususunda esas­lı çalışmalar yaptı.

Fiziğin dinamik ve hidrostatik konularına ağır­lık verip bilhassa hidrostatik üzerine yöneldi. Sı­vıların yoğunluğunu ölçme aletini keşfetti. Ayrıca, Biruni'nin kullandığı altı geniş, üstü dar konik bir kap biçimindeki alet ile, cisimlerin sıvılar içinde­ki sürüklenme mukavemetleri konusunu da ince­ledi. Birçok katı ve sıvı cismin yoğunluklarını son derece hassas ve bugünkü neticelere yakın bir şe­kilde tesbit etti.

Ünlü ilim tarihçisi Aldo Mieli, Biruni'nin ve Hazini'nin yapmış oldukları katı maddelerin yo­ğunluk tespitlerini modem değerlerle şöyle mu­kayese etmektedir:    

 

 Madde      Biruni'ye göre            Hazini'ye göre       Modern ölçüm    

Altın                 19.26                      19.05               19.26

Demir                7.82                        7.74                 7.79

Bakır                 8.92                        8.83                 8.85

Yakut                3.75                        3.60                 3.52

Zümrüt               2.73                        2.62                 2.73

Kuvarts              2.53                        2.58                2.58

Kalay               11.40                      11.29               11.35

İnci                    2.73                         2.62                 2.75

                   

Yine Hazini, yoğunlukları ölçmek için aero­metre kullandı. Sıvı maddelerin yoğunluğunu he­saplama metodunu ve cisimlerin hava içindeki ağırlıklarını hesaplamak için hikmet terazi si de­nilen beş kefeli teraziyi geliştirdi.

Hazini havanın ağırlığının bulunduğunu ve öl­çülebileceğini ortaya koymakla, Toriçelli'den önce meseleyi ele almış ve incelemiş olmaktadır. Hazi­ni, sıvılar gibi havanın da bir ağırlığı ve kaldırma kuvveti bulunduğunu ve hava içinde bulunan cismin ağırlığının, kaldırma kuvveti sebebiyle azalmış olduğunu ve cismin noksanlaşan bu ağırlığının, ha­ vanın kesafetine göre değişeceğini söyledi. Arşimed kanununun sadece sıvılar için geçerli olmadığını, gazlar için de söz konusu olduğunu ve bunun bütün sıvılar için böyle olduğunu ifade etti. Hazini'nin bu ve benzeri ilmi araştırmaları, barometrenin (ba­sınç ölçme aleti) keşfedilmesinde temel teşkil et­miştir. Böylece o, Toriçelli, Paskal, Boyle ve bazı diğer batılı bilim adamlarına öncülük etmiş oldu ve Akışkanlar Mekaniği ilmini kurdu.      .

Hazini, ışığın kırılma prensiplerini de incele­di ve gök küreye temas eden güneş ışınlarının dünyaya doğrudan doğruya dik olarak değil de kırılarak ulaştığını söyledi. Ayrıca, yer çekimi ko­nusu üzerinde araştırmalarda bulundu. Birçok il­mi deneyler yaptı ve sonunda bütün cisimlerin yer kürenin merkezine doğru, bir cazibe kuvveti (gravitasyon) ile çekildiklerini gösterdi. Cisimle­rin bu çekilme kuvvetinin farklı oluşunu da, düşen cisim ile çekim merkezi arasındaki mesafeye bağ­lı olduğunu söyledi. Biruni'nin yaptığı araştırma­yı geliştirerek, kütleler arasındaki çekim prensibini ortaya koydu. Bu konuyu eserinde şöyle anlatır:

"Kuvvet, hacim, şekil ve alemin merkezinden uzaklık bakımından birbirinin aynı olan cisimlerin ağırlıkları birbirlerine eşittir. Dünyanın merkezi­ne muayyen uzaklıktaki ağırlığı belli olan her cis­min, dünyanın merkezine olan uzaklığının farklı­lığına göre ağırlığı da farklıdır. Dünyanın merke­zine olan uzaklık arttıkça, ağırlık da artar, yak­laştıkça hafifler. Bu sebeple bir cismin ağırlığının diğer cismin ağırlığına nispeti, onların dünyanın merkezine olan uzaklıklarının nispeti gibidir." Gö­rüldüğü gibi yer çekimini Newton (1665) değil, ondan beş yüz elli sene önce yaşayan iki İslam ali­mi keşfetmiştir. Hazini vardığı bütün bu ilmi neticeleri, tamamen ilmi deneyler ve muka­yeselere dayandırıyordu. Bu özelliğinden dolayı Hazini'ye; "Dinamik ve Hidrostatiğin üstadı, ön­cüsü ve Akışkanlar Mekaniğinin ve Gravitasyon prensibinin kaşifi" unvanını vermek gerekir.

Eserleri:

1. Ez-Zic-ül-Mu'teber-il-Senceri: Merv şeh­rindeki rasathanesinde yaptığı astronomik göz­lemler sonucu hazırladığı bu eserini, Sultan Melikşah'ın oğlu Sultan Sencer'e' sundu. Eserinde, bütün gezegenlerin gözlem sonuçlarını, pozis­yonlarının hesaplanmasını yaptı. Güneş ve ay'ın pozisyonlarını hesapladı. Sonraki asırlarda Kut­büddin Şirazi'nin çalışmalarına zemin hazırladı. Bu eserini hazırlarken, Hüsameddin Salar ve Envari adlı iki ilim adamıyla çalışarak gözlemler yaptı. Ayrıca bu eserinde, Merv şehri enlemine göre yıl­dızların durumları hakkında da bilgi vermektedir.

2. Kitab-ül-Alat-il-Acibeti: Bu eserinde rasad aletleri üzerinde durmakta ve astronomi nazari­

yesini ortaya koymaktadır.             

3. Kitabu Mizan-il-Hikme: Bu eser sekiz ciltten meydana gelmiştir. Her ciltte ayrı konular ele alınmaktadır. Birinci ciltte; hidrostatik konuları, ikinci ciltte muhtelif yoğunluk hesaplamaları, üçüncü ciltte yerçekim nazariyeleri, dördüncü ciltte Arşimet ve Menelaos'un hidrostatikle ilgili görüşleri, beşinci ciltte muhtelif maddelerin ağırlık ölçümleri, altıncı ciltte muhtelif cisimlerin yoğunluklarının hesaplanması, yedinci ciltte muhtelif konularda kendi buluşlarına ait örneklerin incelenmesi, sekizinci ciltte ise astronomi ile ilgili konular anlatılmaktadır.

Hazini'nin beş eseri M.Khanikov tarafından kısmen incelenmiş ve İngilizce’ye tercüme edilerek

Amerika'da New Haven'de 1859'da neşredilmiştir.

Eserlerini inceleyen bilim adamları hayranlıklarını ifade ve itiraf etmekten kendilerini alamamışlardır. Fizik konularındaki buluşları, günümüzün modern üniversitelerinde incelenmekte olup, sahasına ışık tutmaktadır. Bilim Tarihi otoritelerinin ço­ğu, Hazini'nin bütün asırların fizik üstadı olduğunu, İbn-i Sina, Biruni ve İbn-i Heysem gibi üstatlarını bu sahada geride bıraktığını kabul etmektedirler.

Hazini, Mizan-ül-Hikme'sinde, düşmekte olan cismin 'sürati, aldığı mesafe ve geçen zaman

arasındaki münasebet (ilişki) üzerinde de geniş inceleme ve araştırmalarda bulundu. Onun tespit edip incelediği bu mühim münasebet, çıkan mühim ilmi prensip ve denklemler, batılı bilim adamlarına (mesela Galileo, Keppler ve Newton) mal edilmektedir ki, bunun apaçık bir hata ve yanlışlık olduğu ortaya çıkmış bulunmaktadır. İşin doğrusu şu ki, Abdurrahman Hazini'nin bu pek mühim eseri orta çağlarda batı dillerine tercüme edilmiş, onun ilmi görüşlerinden Avrupa ilim fazlasıyla istifade etmişlerdir. Bilim tarihçisi G.Sar­ton, Hazini'nin Mizan-ül-Hikme'sini, ortaçağlar İslam dehasının en önde gelen eseri olarak vasıflandırılmakta ve o devir dünyası için eşsis bir eser saymaktadır.

4- Cami-üt-Tevarih, 5- Kitabün fil-fecriveş-Şafak, 6- Kitab-üt-Tefhim

Kaynak: Yeni Rehber Ansiklopedisi; Cilt: 9, Sayfa: 37-38-39

 

 

ne-nasil.net

Write a comment

Comments: 0